Apartman ya da site yaşantısının en büyük çıkmazlarından biri:
“Ben ödüyorum ama başkası ödemiyor.”
Ve sonra yönetici gelir: “Gider bütçesi yetmedi, aidatlara zam yapılması gerekiyor…”
Peki gerçekten herkesin cebinden fazladan para çıkmak zorunda mı?
Hayır.
Yeter ki sistemli bir yönetim ve birkaç önleyici strateji olsun.
İşte o “neden benim cebimden çıkıyor?” sorusunu tarihe gömecek çözümler:
1. Şeffaf Bütçe ve Harcama Takibi
Site aidatlarıyla ilgili en yaygın kriz “kim ne kadar neye ödüyor” sorusudur.
Eğer tüm gider kalemleri açıkça paylaşılırsa, borcunu ödemeyen kişilerin etkisi de net görünür.
Bu görünürlük, diğer sakinlerin baskısını artırarak ödemeleri hızlandırabilir.
İpucu: Mulky gibi dijital yönetim platformları, tüm sakinlerin harcama dökümünü anlık görebildiği panolar sunar. Şeffaflık, ödemeyi teşvik eder.
2. Gecikme Faizi Uygulaması
Yasal olarak mümkün olan gecikme faizi uygulaması, aidatını zamanında ödeyenler için bir adalet mekanizmasıdır.
“Geç ödeyen fazla ödesin” yaklaşımı, erkenci komşuların içini biraz olsun rahatlatır.
Dikkat: Faiz uygulaması kat malikleri kurul kararıyla açıkça belirtilmelidir.
3. Toplu Sözleşme ve Sorumluluk Metinleri
Yeni taşınan her kiracı ya da malikle imzalanan sözleşmelerde aidat ödeme taahhüdü açıkça belirtilmeli.
Bu, ileride çıkacak “ben bilmiyordum” krizlerini önler.
4. Dijital Hatırlatma ve Otomatik Bildirimler
Çoğu zaman ödeme unutulur, ertelenir, gözden kaçar.
Dijital hatırlatma sistemleri, kişinin sorumluluğunu nazikçe omzuna yükler.
SMS, e-posta ve uygulama içi bildirimler sayesinde “duymadım, görmedim” dönemi sona erer.
5. Gönüllü Girişimler Yerine Yasal Süreçler
Uzun süre ödemeyenler için “konuşalım, anlaşalım” çizgisinde oyalanmak yerine resmi ihtar süreçleri başlatılmalı.
Bu hem diğer sakinlere “herkes eşit” mesajını verir, hem de tahsilat oranlarını artırır.
Not: Elbette yasal sürece geçmeden önce 1-2 yazılı hatırlatma yapılması daha sağlıklı olur.
6. Aidatlara Kademeli Destek Sistemi Uygulamak
Gider yükünü dağıtırken sürekli ödeyenleri korumak için kademeli aidat politikaları denenebilir.
Örneğin; 6 ay boyunca düzenli ödeyenlere %5 indirim, gecikenlere %5 ek bedel gibi.
Böylece ödeme davranışı özendirilmiş olur, bedeli sadece “dürüst” ödeyen taşımaz.
7. Toplu Görüşmelerle Sosyal Baskı Oluşturmak
Bazen grup psikolojisi bireysel ihmalkârlığı düzeltir.
Yönetim toplantılarında toplu bilgilendirme, “borcunu ödemeyenleri” dolaylı ama net biçimde görünür kılar.
Tabii hedef göstererek değil, durumu anlatan genel bir tabloyla…
8. Demirbaş Giderlerini Taksitlendirme
Beklenmedik büyük harcamalarda, borç ödemeyenlerin yükü diğer sakinlere yıkılmamalı.
Bu giderler taksitlendirilerek eşit süreye yayıldığında, geçici denge sağlanabilir.
9. Rezerv Fon Oluşturmak (Ama Adilce)
Aidatlardan küçük bir kısmı rezerv fona aktarılırsa, ödenmeyen borçlara karşı kısa süreli tampon görevi görür.
Ancak bu sistem, kötüye kullanılmamalı. Sürekli açık verenler için değil, acil durumlar için var olmalı.
Ödeyenin Yanına Kâr Kalsın!
Aidat sistemleri ancak adil olduğunda işler.
Borçlarını aksatanlar yüzünden düzenli ödeyenlerin zarar görmesi, topluluk ruhunu zedeler.
Bu yüzden hem yönetimin hem de platformların bu dengeyi gözetmesi gerekir.
👉 www.mulky.com.tr; borç takibini, gecikme bildirimlerini ve şeffaflık politikasını bir araya getirerek bu sorunun çözümünde yöneticilerin en büyük yardımcısı oluyor.